Attention

Mesaj Önizleme 
küçük kadınlar
09-26-2008, 07:35 AM
Mesaj: #41
Cvp: küçük kadınlar
Konu Serbest Kürsü 'ye Tasinmistir!!!

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Attention

10-10-2008, 10:13 AM
Mesaj: #42
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş kiSalının birincisi

Kanal D’nin sevilen dizisi “Küçük Kadınlar” yine izlenme rekorları kırarak Salı’nın birincisi oldu.


Kanal D’nin başrollerinde Ekin Türkmen, Hande Soral, Fulya Zenginer, Elit İşcan, Selin Ilgar ve Ahmet Levendoğlu’nun oynadıkları sevilen dizisi “Küçük Kadınlar” yine izlenme rekorları kırarak Salı’nın birincisi oldu.
Annesini ve babasını ansızın ve art arda kaybettikten sonra, hayatın zorluklarına karşı mücadele eden ve ayakta kalma savaşı veren beş kızkardeşin hikayesini anlatan dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; Tüm Kişiler’de yüzde 7.8 reyting ve yüzde 29.1 izlenme payı, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de de yüzde 7.8 reyting ve yüzde 33.0 izlenme payı ile yine birinci oldu.

Kivancs_Baby demiş ki[Resim: 6254582hi9.jpg]

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:14 AM
Mesaj: #43
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş kiHepsi de okumuş çocuklar

Röportaj: Sinem VURAL

Dizinin üç genç oyuncusu; Ali İl, Hande Soral ve Burak Sağyaşar'la konuştuk.

Kanal D'nin yaz döneminde yayınlanmaya başlayan ve çok sevilen dizisi "Küçük Kadınlar", salı akşamları liderliği kimselere bırakmıyor. Dizinin üç genç oyuncusu; Ali İl, Hande Soral ve Burak Sağyaşar'la konuştuk. Ali, konservatuvar mezunu. Hande, psikoloji okuyor, Utku ise Galatasaray Üniversitesi'nde sosyoloji...

Ali İl (Ali)

Ailem oyuncu olduğuma hâlâ inanamıyor


Sizi ilk kez "Küçük Kadınlar"daki rolünüzle daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Diğer projelerde oynadığınız karakterler bu kadar ön planda değildi...

- İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunuyum. Daha önce "Seher Vakti", "Ihlamurlar Altında", "Aşk Eski Bir Yalan"da rol aldım ama dediğiniz gibi oynadığım karakterler bu kadar ön planda değildi. "Küçük Kadınlar" ilk ciddi televizyon projem.

Tiyatro yapmaya fırsatınız yok mu?

- Geçen sezon yaptım, bu sezon da olacak mı bilmiyorum. "Dalga" adlı bir oyunu sahneliyorduk, belki bu sene de devam ederiz.

Dizide kızların ablası olan Ekin Türkmen’le aynı oyundaydınız yani.

- Evet, Ekin'le ilk "Dalga" oyununda tanıştık. Orda da Ekin'e aşık ama aşkına karşılık bulamayan bir genci canlandırıyordum. Kader bizi "Küçük Kadınlar"da da aynı tip rollerle karşı karşıya getirdi.

Peki, kimdir Ali İl? Ne yaptı, bu günlere gelene kadar?

- 1981 İstanbul doğumluyum. İki sene gümrük komisyoncusunda çalıştım sonra bir sene kokoreççilik yaptım. Büfem vardı ama sonra sıkıldım. Bir gün televizyonda dizi izliyordum "Bu işi bende yaparım" dedim. Nasıl dizilerde oynarım diye araştırmaya başladım. "Konservatuvara git" dediler. Konservatuvara girmeye karar verdikten sonra girip açık liseden diploma aldım. İlk girişte sınavları kazanamadım. O senem tiyatroyla geçti, amatör çocuk oyunlarında rol aldım. Sonrasında çalıştım, sınavlara girdim ve kazandım. Okula girdikten sonra da ajansa yazıldım. Aslında ilk başta haber spikeri olmak istiyordum. İlginçtir, ailem hâlâ oyuncu olduğuma inanamıyor.

"Küçük Kadınlar"daki performansınız hakkında nasıl eleştiriler alıyorsunuz?

- Dizide gerçek performansımın beşte birini bile sergileyemiyorum ama insanlar oyunculuğumu beğeniyorlar..

Hande Soral (Armağan)

Oyuncu psikoloğu olacak


Aldığınız psikoloji eğitiminden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama insanları sürekli izleme halindesiniz.

- Evet, psikoloji eğitimiyle alakalı bir şey olabilir. Sürekli çevremdeki olayları ve insanları takip ederim. İnsanların her davranışı benim için ayrı bir şey ifade edebiliyor. Hoşuma gidiyor insanların nelere nasıl tepkiler verildiğini gözlemlemek. Hepimiz farklı birer bireyiz ama hemen hemen aynı olaya aynı tepkileri veriyoruz çok enteresan geliyor. Bu gözlemlerim eminim oyunculuğuma da faydası dokunacak.

Peki, sette daha deneyimli oyuncuları gözlemlerken ne hissediyorsunuz?

- Sette gözlem yapmak inanılmaz güzel bir şey. Eğitimim bittikten sonra oyuncu psikoloğu olmak istiyorum. Herkesin olduğu gibi oyuncularında bir psikoloğa ihtiyaçları vardır.

Ağlama sahneleri nasıl geçiyor sizin için. Malum sürekli bir dramatik ortam var dizide.

- İlk ağlarken çok gerildim. İkinci bölümün başında anne ve babanın öldüğünü öğreniyoruz ve bir tepki veriyoruz. Senaryoyu aldım okudum oyuncu koçuma "Ne yapacağız hocam" dedim. O da bana: "Belki bir yakınını kaybetmedin ama ölümle ilgili kafanda bir resim oluşturabilirsin" dedi. Beş dakika falan bekledik ben hazır hissettiğimde okumaya ve ağlamaya başladım.

Dizide hep bir dram var. Bu hep böyle mi gidecek?

- Bilmiyorum... Bizde senaryo gelince öğreniyoruz her şeyi. Galiba ileriki bölümlerde olaylar daha da dramatik olacak. Senaryoyu okurken hep "Bu da mı olacaktı" falan diyorum. Ancak dizide yaşananlar hayatın gerçeği. Bu tür zorlukları yaşayan insanlar var.

- Armi hakkında açılan fan club’ler hakkında neler düşünüyorsunuz?

- Tabi ki çok güzel... Küçük hayranlarımızla iletişim içerisindeyiz sürekli. Onların sevgisinin çok gerçek olduğuna inanıyorum. Tabii bu, dizideki karakterlerin sevilmesiyle alakalı bir şey.

Yasemin Ergene’ye benzetiyorlarmış sizi?

- Evet, hem de çok. Yasemin Ergene sandıkları bile oluyor yani.

Birilerine benzetilmek sizi rahatsız ediyor mu?

- Niye rahatsız etsin ki... Bu kadar çok insan var, tabii ki birbirleri birilerine benzetilecek. İnsanlar çift yaratılmış olduğu söylenir, ben buna inanıyorum. Belki bir gün aynım bile çıkabilir.

Burak Sağyaşar (Utku)

Sosyoloji okuyor



Oyunculuk meselesine nasıl merak sardınız?

- 10 yaşımdan beri istiyordum oyuncu olmayı. Zaten anne ve babam da bu sektördeydi. Muhammer Ergun'a gidip "Şaşı Felek Çıkmazı'nda bana rol yazar mısınız?" diye sormuştum. Yazdı ve öyle başladı oyunculuk. 14 yaşındaydım, Ankara'da yaşıyordum ve İstanbul'a taşınmak zorunda kaldım. İstanbul'a gelince yavaş yavaş reklamlar başladı. "Yemin" dizisine 18. bölümde girdim ve 54. bölüme kadar oynadım. "Yemin"de 22 yaşında bir tetikçiyi oynuyordum. Sonra da "Küçük Kadınlar" dizisi başladı. Şu an 21 yaşındayım ve geleceğe dair çok güzel planlarım var.

Okul devam ediyor mu?

- Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde eğitime devam ediyorum.

Biraz Utku karakterinden konuşalım...

- Utku zengin bir ailenin züppe olmayan bir çocuğu. Küçüklüğünden beri zengin olduğu için imkanlarını lüks olarak görmüyor artık. Zaten en son dedesi, Utku'nun bütün kredi kartlarına ve eşyalarına el koydu.

Armi’yle aranızda neler olacak?
Ben de çok merak ediyorum, sürekli senaristi arıyorum. Utku, Armi'yi gerçekten çok sevdi. Utku, Londra'da gerçekten çok rahat yaşamış. Birisini beğendiği zaman hemen gitmiş "Senden hoşlanıyorum" demiş, öpmüş falan. Fakat ilk defa çetin bir cevize denk geldi. Armi’yi tanıdıkça Utku'nun aşkı iyice kabarıyor. Bakalım ileriki bölümlerde neler olacak. Ben de çok merak ediyorum. Utku ile Armi'nin geleceğini.

Peki, siz böyle bir yaşama sahip misiniz? Güzel bir yüzünüz var, insanlar hayranlıklarını dile getiriyorlar sürekli.

- Yok efendi, usluyumdur. Daha çok evi severim, ailemle kalıyorum hâlâ. Arkadaşlarımla zaman geçiririm, bu sektörde olmayan bir sürü arkadaşım var.

Kivancs_Baby demiş kiRöpörtaj Fotoları..

Hande Soral
[Resim: 6385233cz1.jpg]
[Resim: 6385236tf0.jpg]

Ali İl
[Resim: 6385234im9.jpg]

Burak Sağyaşar
[Resim: 6385235pg4.jpg]

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:15 AM
Mesaj: #44
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş kiBaşrol oynamak psikolojimi bozdu

Röportaj: Büşra BOZOK

[b] İzleyicilerden büyük ilgi gören "Küçük Kadınlar" dizisinin yıldızı Ekin Türkmen, başrol oynamaktan şikayetçi.


İzleyicilerden büyük ilgi gören "Küçük Kadınlar" dizisinin yıldızı Ekin Türkmen, başrol oynamaktan şikayetçi: "İlk defa başrol oynuyorum ama hiç çekici değilmiş. Çok yoğun çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Haftanın altı günü setteyiz. Psikolojim altüst oldu."
"Küçük Kadınlar" başladığı günden bugüne reyting birincisi. Dizinin bu kadar çok tutmasını neye bağlıyorsunuz?

Oyunculara ve senaryoya bağlıyorum.

Çekimleri nasıl gidiyor?

- Güzel gidiyor. İlk defa başrol oynuyorum ama hiç çekici bir şey değilmiş. Popüler olmayı seviyorsanız, başrol oynamak sizin için bir ego tatminiyse sorun yok. Ama benim için başrol oynamak o kadar önemli değil. Çünkü çok yoğun çalışıyoruz. Haftanın altı gün setteyiz. Herkes yorgun ve stresli. Ne oyunculuğunuzu sergiliyorsun ne de yaptığınız işten keyif alıyorsunuz. Tek tesellimiz reytinglerimiz çok yüksek olması.

Bildiğim kadarıyla bütün diziler durum aynı...

- Evet, aşağı yukarı bütün dizilerde durum aynı. Başrol oynadığım için ilk defa bu kadar yoğun çalışıyorum, psikolojim altüst oldu. Hayatta çok hırsları olan bir insan değilim, yapmam gereken bir sürü şey var ama yapamıyorum. Benim için bundan sonrada başrol önemli değil. Tamam başrol oynamak güzel ama yeterince dinlenemediğin için istediğin gibi oynayamıyorsun.

Dizide Elif'i neler bekliyor?

- Diziden çok bahsetmek istemiyorum, çünkü senaryoyu bizde sınırlı biliyoruz. Ama Elif hayatta hep zorlanacak. Annesi ve babasından ayrı hiç yaşamamış bir kız ama şimdi anne konumunda ve bütün kardeşlerine bakmak zorunda. Aşka zaman ayıracak mı bilmiyorum. Herkes "Birini seç" diyor ama Elif'in şu anda aşkı düşünecek durumu yok. Ben Elif'in yerinde olsam aşk mutlaka yaşamak isterdim çünkü aşk, hayattaki en büyük destek.

Peki, Elif, Ali'yi mi yoksa Timuçini mi seçecek?

- Aslında ikisini de istemiyor. Ali'yi takdir ediyor, doğru buluyor. Timuçini arkadaşı olarak gördü ama ısrarcılığına karşı koyamıyor. Bence Elif, Ali'ye daha yakın duruyor.

Dizide çok güçlü bir karakteri canlandırıyorsunuz. Normal hayatta da güçlü müsünüz?

- Allah'a şükür çok bir şey gelmedi başıma. Yıllardır tek başıma yaşıyorum. Tek başıma her şeyi kendim hallediyorum. Menajerim bile yok, kazandığım parayı eğitimime harcıyorum.

İstanbul'da tek başına yaşamak zor olmuyor mu?

- Çok zor... Eğer başka bir şehirden İstanbul'a geldiyseniz işiniz daha da zor. Çünkü İstanbul'da inanılmaz bir tempo var.

Bu arada yeni bir şirket kurmuşsunuz. Markanın adı belli mi?

- Fol&yumurta... Arkadaşım Nilşah Ağaoğlu ile birlikte yapıyoruz. Çevreci projelere imza atıyoruz. Sokak hayvanlarına yaşam alanları oluşturmak, sanatla tanışamayan çocukları sanatla tanıştırmak, engellilerin hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmek, küresel ısınmaya dikkat çekmek gibi..

Bu proje de gerçekleştirdiğiniz bir şeyler var mı?
- Ortak çalıştığımız projeler oldu ama biz marka olarak çok yeniyiz. İşimizi de marka adı altında yapmak istiyoruz şimdiye kadar yaptığımız gönüllü işlerdi. Şimdi bir marka oluşturup daha profesyonel ilerlemek istiyoruz.

Geçtiğimiz gün Meme kanseriyle ilgili çekimler yapıldı? Siz de böyle pozlar verir miydiniz?
- Tabi ki poz verirdim. Popüler insanlar soyunmasaydı kampanya bence yeterince insana ulaşamazdı.

Ünlü isimler destek verdiği için bu kampanya herkesin dikkatini çekti.

Daha önce bir firma için yardım kampanyasında yer aldın mı?
- Profesyonel anlamda yer almadım, ben gönüllü olarak hayvanları koruma derneğinde çalışırım maddi ve manevi olarak yardımlarda bulunurum.

Mankenlik kariyerinizi bitirdiniz mi?
- Keyifli bir işte ama artık yapmıyorum. Şu an oyunculuk dışında başka bir şey yapmak istemiyorum.


Peki, oyunculuk anlamında daha yapman gereken şeyler olduğunu düşünüyor musunuz?
- Ben aslında oyunculuğun çok başındayım. Bu işi yedi yıldır yapıyorum. Televizyonda başarı elde etmiş olabilirim ama tiyatro ve sinema adına çok fazla bir şey yapmış sayılmam. Bir tane tiyatro oyunum, iki de sinema filmim var.

Sinema teklifleri geliyor mu?
- En son "Son Ders"te oynadım ve çok güzel bir işti. Ondan sonra bir kaç tane sinema teklifi geldi ama dizideki karakterimi zedeleyeceği için kabul edemedim.

Bu kadar yoğun temponun içinde aşk hayatına zaman ayırabiliyor musun hayatında biri var mı?
- Hiçbir şeye zaman ayıramıyorum... Çünkü şu aralar hayatım sadece set ve evden ibaret. Gece dışarı çıkacak vakit bile bulamıyorum.

Ne zamandır hayatınızda biri yok?
- Epey oldu... En son bir sene önce önceydi. Deneme çalışmaları oluyor ama o ilişkiye dönemiyor.

Aşka özlem duyuyor musunuz?
- Duyuyorum tabi ki...

Aşk acısı çektiniz mi?
- Çocukken çekmiştim ama bu yaştan sonra hayatta acı veren her şeyden kaçıyorum. Dramatik ilişkiler hiç yaşamam. Çünkü o duyguyu sevmiyorum, her an eğlenmeliyim. Vakit çok değerli, onu üzülerek geçirmemek lazım.

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:22 AM
Mesaj: #45
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki1.Bölüm Fragmani...








[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:23 AM
Mesaj: #46
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki4.bölüm fragmani...


5.bölüm fragman...


6.bölüm fragman...



7.bölüm fragmani...

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:23 AM
Mesaj: #47
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki8.bölüm fragman



9.bölüm fragman...


10.bölüm fragman


11.bölüm fragman...

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:23 AM
Mesaj: #48
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki12.bölüm fragman...


12.bölüm fragmanı SESLİ......



13.bölüm fragmaniiii...

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:24 AM
Mesaj: #49
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki1. Bölüm


Kanal D’de yepyeni bir dizi başlıyor!
Küçük Kadınlar

Onlar, “Küçük Kadınlar”. Onlar güçlüler, onlar vazgeçmeyecekler ve ne pahasına olursa olsun, düşmemek için, hayata karşı elele mücadele edecek, hep birlikte “büyüyecekler”.

Kanal D’de bugün, (10 Haziran Salı), “Küçük Kadınlar” adlı yepyeni bir dizi başlıyor.
Yapımcılığını D Productions’ın üstlendiği yönetmenliğini Hakan Arslan’ın yaptığı senaryosunu Deniz Akçay’ın yazdığı başrollerinde Ekin Türkmen, Hande Soral, Fulya Zenginer, Elit İşcan, Selin Ilgar ,Ahmet Levendoğlu,Ali İl,Burak Sağyaşar,Birsen Dürülü,Hülya Şen,Mehtap Bayri,Kemal Pekser,Halim Ercan,Kevork Türker,Ezgi Bakışkan, Deniz Kurtoğlu ve Burak Tamdoğan’ nın paylaştığı “Küçük Kadınlar”; anne - babalarını ansızın ve arka arkaya kaybetmelerinin ardından hayatları bir anda altüst olan 5 kız kardeşin hikayelerini konu alıyor.Bu 5 kız kardeşin hayatta kalmak için tek çareleri vardır oda birbirlerine kenetlenmektedir.

1. Bölümün Konusu

Elif, Armağan, Yeliz, Bilge ve Cansu, bekçiliğini üstlendikleri köşkte kendilerine ayrılmış bölümde anneleri ve, uzun yol şoförlüğü yapan babalarıyla yaşayan, birbirine bağlı beş kız kardeştir. Hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) - nam-ı diğer Armi , okul derdiyle, sivilceleriyle, üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6).
Kaderin onlara hazırladığı kötü sürprizlerden habersiz hayat dolu, 5 kız kardeş, her zaman ki günlük kaygılarla başlarlar güne. Elif üniversite arkadaşlarının ev partisine gitmek ister. Ancak istediği gibi giyecek kıyafeti yoktur. Yan köşkün kahyası Bade’nin hukuk okuyan yeğeni Ali’nin gönlü ise aynı okula gittikleri Elif’tedir. Hem altında oturdukları zengin ailenin köşküne göz kulak olup, hem de terzilik yapan anne Nalan’ın aklı ise son seferinde Irak’a gönderilen tır şoförü kocası Mustafa’dadır. Yan köşkün aksi sahibi Hulusi, Nalan ve
kızlarına komşu olmaktan şikayetçidir. Onları beğenmez, küçük görür. Üstelik aksi Hulusi’nin kendinden beter kardeşi Sami, oğlu ile birlikte yurtdışından bir süreliğine yanına misafir gelir. Aklında da payları olduğu ve 5 kız kardeşin yaşadığı yan köşk ile ilgili planları vardır. Misafirler gelir ve daha ilk günden Hulusi’nin yeğeni Utku ile 5 kız kardeşten Armağan arasında kapışma yaşanır. Nalan ve kız kardeşler, Elif’in partiye gitmesi için çok çabalarlar. Binbir güçlükle de olsa çok istediği partiye giden Elif’i ise tatsız bir sürpriz beklemektedir. Nalan’a kocası Mustafa’nın çalıştığı şirketten bir telefon gelir. Bu beklenmedik telefon önce Nalan’ı sonra da 5 kız kardeşi yıkacaktır.

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-10-2008, 10:25 AM
Mesaj: #50
Cvp: küçük kadınlar
Kivancs_Baby demiş ki2. Bölüm


Elif, Armağan ve kardeşleri şokta

Elif, Armağan, Yeliz, Bilge ve Cansu bekçiliğini üstlendikleri köşkte kendilerine ayrılmış bölümde anneleri ve uzun yol şoförlüğü yapan babalarıyla yaşayan, birbirine bağlı beş kızkardeştir. Kaderin onlara hazırladığı kötü sürprizlerden habersiz başladıkları gün, artarda gelen kötü haberle yıkılırlar. Kızkardeşlerden en büyük ikisi Elif ve Armağan, annelerinin durumunu öğrenmeye hastaneye giderler.İki kızkardeş hastanede acı gerçekle yüzleşirler. Annelerini artık bir daha göremeyeceklerdir. Henüz bu gerçeği bile kabul edememişlerken babalarının da Irak’ta uğradığı bir saldırıda öldüğünü öğrenirler.İki kızkardeş evdeki küçükler için güçlü olmak zorundadır. Babalarının da öldüğünü şimdilik saklama kararı alırlar. Evdekiler de öğrendikleri bu acı haberle yıkılırlar. Annesinin öldüğünü öğrenen en küçük kardeş Cansu, sessizliğe gömülür. Yan köşkün kâhyası Bade ve yeğeni Ali kızlara destek olmaya çalışır. Halaları Şevkiye de haberi duyunca cenazeye gelir. Özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır. Bu ilgi özellikle en büyükleri Elif’i rahatsız eder, elinden geldiği kadar halayı kardeşlerinden uzak tutmaya çalışır. Herkes Mustafa’dan haber beklemektedir. Elif ve Armağan babaları konusunda köşeye sıkışmışlardır. Ellerindeki para da gün geçtikçe azalmaktadır. Elif kuaförde çalışmaya başlar, Armağan da part time bir işe başvurur. Bir kaç gün geçtiği halde Cansu’nun tek kelime bile konuşmaması kızları çok üzer. Şevkiye, Cansu’yu doktora götürmek için devreye girer.Hala’nın niyeti başkadır. Üstelik kızların babası olan kardeşi ile ilgili bilgi almak için çalıştığı şirkete gider. Ayakta durmak için birbirlerine kenetlenen kızkardeşleri kötü bir sürpriz beklemektedir.

[Resim: 2h4yu6afq8.gif]

Demet Kübra
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git:

Bize UlaşınSedef AvcıEn Üste Dönİçeriğe DönArşivRSS Beslemesi