Sedef Avcı Fan Sitesi

Tam Versiyon: SA Roportajlari/Dialoglari
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Sayfa: 1 2 3 4 5
Sedef avci Roportajlari'ni Dialoglarini bu basliga ekleyiniz
mnkşe_hll_kbra demiş kinarin menekşe!
"menekşe ve hail"dizisinin, adı gibi doğal ve narin güzeli sedef avcı, saçlarından tırnağına güzellik sırlarıyla karşınızda!saçını ışıldatan yağlı karışımı,asla vazgeçemeyeceği işte bu sayfada.

sedef avcı kendiyle ilgilenmeyi seviyor mu?
evet bakımlı olmayı kendimle ilgilenmeyi seviyorum.

güzelliğine ve bakımına ne kadar zaman ayırıyorsun?
her gün düzenli olarak cildimi temizliyorum ve haftada bir kez maske yapıyorum.

makyaj yapmayı seviyor musun?
yoğun yapılan makyajı çok sevmiyorum;belli belirsiz yapılan, sade makyajı tercih ederim.

cildinle yaşadığın herhangi bir problem var mı?
çok hassas bir cildim var.yapılan makyaj cildimde uzun süre kalırsa cildim kaşınıyor ve kabarıyor.

saçlarına ne kadar özen gösteriyorsun?
saçım sette her gün işlem gördüğü için yıpranıyor.bu yüzden saçıma haftada 1 kez profesyonel bakım yaptırıyorum.

nasıl bir bakım bu?
ne sıklıkta manikür pedikür yaptırıyorsun?

15 günde 1.

manikür yaptırırken nelere dikkat ediyorsun?
manikür yaptırdığım yerin hijyenik olması çok önemli,bunun dışında etlerimin fazla alınmamasına dikkat ediyorum ve her yerde manikür pedikür yaptırmıyorum.

en çok hangi renk ojeyi tercih ediyorsun?ojede özel bir marka seçimin var mı?
ten rengi oje sürmeyi tercih ediyorum,herhanjgi bir marka seçimim yok.

uzmanların uyguladığı bakımlar dışında uyguladığın doğal yöntemler var mı?
saçlarımın daha parlak ve sağlıklı görünmesi içn,defne,susam,badem ve hint yağını karıştırıp saçıma sürüyorum.ayrıca bol bol su içiyorum.

hangi parfümü kullanıyorsun?kendine özleştirdiğin bir parfüm var mı?
uzun zamandan beri kullandığım ne kendime çok yakıştırdığım,michael kors tan vazgeçemem.

makyaj,cilt bakım ürünlerive vücut bakımında hangi markaları tercih ediyorsun?
maskara da clinque,diğer makyaj ürünlerimin çoğu mac.ayrıca nivea nın kirazlı dudak nemlendiricisi çantamdan çıkarmadıklarımın arasında.!
Narin 'Menekşe'doğal güzellikten yana

'Menekşe ve Halil' dizisinin, adı gibi doğal ve narin güzeli Sedef Avcı, saçından tırnağına güzellik sırlarını açıkladı. Saçına, evde yaptığı özel bir karışım uygulayan Avcı, ojede ise ten renginden vazgeçmiyor
* Sedef Avcı kendisiyle ilgilenmeyi seviyor mu?
Evet, bakımlı olmayı, kendimle ilgilenmeyi seviyorum.

* Güzelliğinize ve bakımınıza ne kadar zaman ayırıyorsunuz?
Her gün, düzenli olarak cildimi temizliyorum ve haftada bir kez maske yapıyorum.

* Makyaj yapmayı seviyor musunuz?
Yoğun yapılan makyajı çok sevmiyorum; belli belirsiz yapılan, sade bir makyajı tercih ederim.

* Cildinizle ilgili yaşadığınız herhangi bir problem var mı?
Çok hassas bir cilt tipim var. Yapılan makyaj, cildimde uzun süre kalırsa, cildim kaşınıyor ve hemen kabarıyor.

* Saçlarınıza ne kadar özen gösteriyorsunuz?
Saçlarım sette her gün işlem gördüğü için yıpranıyor. Bu yüzden, saçlarıma haftada bir kez profesyonel bakım yaptırıyorum.

* Nasıl bir bakım bu?
Kuaförümün uygun gördüğü bakımı, yani Kerastase'ın Saç Bakım Serisi'ni uyguluyoruz. Bu uygulamadan çok da memnunum.

BOL BOL SU İÇERİM

* Ne sıklıkta manikür-pedikür yaptırıyorsunuz?
15 günde bir.

* Manikür yaptırırken nelere dikkat ediyorsunuz?
Manikür yaptırdığım yerin hijyenik olması çok önemli. Bunun dışında etlerimin fazla alınmamasına dikkat ediyorum ve her yerde manikür- pedikür yaptırmıyorum.

* En çok hangi renk ojeyi tercih ediyorsunuz? Ojede özel bir marka seçiminiz var mı?
Ten rengi oje sürmeyi tercih ediyorum, marka seçimim yok!

* Uzmanların uyguladığı bakımlar dışında uyguladığınız doğal yöntemler var mı?
Saçlarımın parlak ve sağlıklı görünmesi için defne, susam, badem ve Hint yağlarını karıştırıp, saçlarıma sürüyorum. Bol bol su içiyorum.

* Kıl, tüy sorununuza nasıl çözüm buluyorsunuz?
Lazer epilasyonla...

* Hangi parfümü kullanıyorsunuz? Kendinizle özdeşleştirdiğiniz parfüm var mı?
Uzun zamandan beri kullandığım ve kendime en çok yakıştırdığım Michael Kors'tan vazgeçemem. (Cosmogirl)

* Makyaj, cilt bakımürünleri ve vücut bakımındanhangi markaları tercih ediyorsunuz?
Maskarada Clinique, diğer makyaj malzemelerimin çoğu Mac. Ayrıca Nivea'nın kirazlı dudak nemlendiricisi çantamdan çıkaramadığımürünler arasında.
__________________

röportaj resmi 'röportaj resimleri bölümü'nde
Spectre demiş kiSEDEF AVCI:
Kocası da dizideki sevgilisi de Kıvanç(yanlış anlamayın hem rol arkadaşının hemde eşinin adları kıvanç demek istiyor muhabir)

[Resim: 4004538dj9.jpg]- Mutsuz bir gelin görüyorum karşımda... Rolünüze nasıl hazırlandınız?
Cevap:Evet, ailemle beni zorla Almanya'da evlendiriyor. Sonra da Menekşe kaçıyor. Gerçek hayatta da gelinlik giydim. Allah kimsenin başına zorla evlilik vermesin... Kıvanç'la dizi başlamadan 15 gün önce çalışmaya başladık. Provalarda üzülüyor, kendimizi rollerimize kaptırıyorduk. Menekşe'nin yaşadıklarını düşündükçe içim sızlıyor, kopup gidiyorum oynarken.

- "Sacayağı" adlı sinema projesinden bu diziye geçiş yaptınız. Bu yıl sizin için bayağı hareketli olacağa benziyor.
Cevap:Evet, film yeni bitti ve hiç dinlenmeden bu diziye başladım. Aralık gibi film vizyona girecek.

- Eşinin adı Kıvanç Kasabalı, partnerin de Kıvanç Tatlıtuğ, dizide de gerçekte de yakışıklı Kıvanç'larla bir aradasınız. Eşiniz kıskanıyor mu sizi?
Cevap:Yoo, zaten Kıvanç'la eskiden beri arkadaşım... Evet, eşimin de rol arkadaşımın da adı Kıvanç, güzel bir tesadüf. Kıvanç'ın yani eşimin kıskançlığı olmadığı için ve birbirimizi tanıdığımız için kıskançlık sorunu yaşanmayacak. Eşim de zaten en son "Yaprak Dökümü" dizisinde rol aldı.

- Gelinliğinin üzerindeki bekaretin sembolü olan kırmızı kurdele için ne diyeceksiniz?
Cevap:Rol gereği bile olsa bu kurdeleyi takarken sinirim bozuluyor, bu durum bana çok aşağılayıcı geliyor. Araştırdık Almanya'da hâlâ bu gelenek devam ediyormuş. Hatta gerdek sonrası bohçalar veriliyormuş ailelere. Kırmızı kurdeleyi düşündükçe nevrim dönüyor. Bizim dizide anlatmak istediğimiz de bu tür yanlış düşüncelerin ortadan kalkması. Bu gelenek artık köylerde uygulanıyor ama Almanya'da bazı aileler sanki köylerindeymiş gibi yaşamıyor, bu çok sinir bozucu bir durum. İşte Menekşe'nin de böyle bir ailesi var, babası ona şiddet uyguluyor. Menekşe'yi ağabeyleri işe götürüp getiriyor. Menekşe'nin evlenmek istemediğini söylemesi bile ailesi için büyük bir olay.

Alıntıdır!
Menekse ve Halil demiş kiMenekşe bana çok benziyor
STARBOX


Menekşe benim gibi sessiz, sakin ve çekingen olmasaydı, rahat canlandırabilir miydim bilmiyorum’ diyen Sedef Avcı, Menekşe ile Halil dizisini ve özel hayatını starBOX’a anlattı


KIVANÇ Tatlıtuğ ile başrolü paylaştığı ‘Menekşe ile Halil’ dizisi merakla beklenen Sedef Avcı, 10 yıl profesyonel mankenlik yaptıktan sonra oyunculuğa adım attı. Tescilli güzellerimizden olan 25 yaşındaki Sedef Avcı, bundan sonraki kariyerini oyunculuk üzerine kurmaya karar vermiş. Avcı, podyumlardan oyunculuğa, evliliğinden özel hayatına starBOX’ın sorularını yanıtladı.


‘Menekşe ile Halil’ üçüncü diziniz, değil mi?

‘Böyle mi Olacaktı’ ve ‘Yanık Koza’ dizilerinde de oynamıştım; ama bu ilk başrolüm. Menekşe, Berlin’de ailesiyle yaşayan, kendi halinde, sessiz, sakin, içine kapanık ve aile baskısı içinde yaşam mücadelesi veren, pastanede çalışan bir genç kız. Aşık olduğu biri var ama evde kimsenin haberi yok. Tek sırdaşı büyükannesi... Babası 25 bin Euro karşılığında Menekşe’yi evlendiriyor. Fakat Menekşe kocasından gördüğü şiddet yüzünden Berlin’den ayrılıp İstanbul’a kaçıyor. Öyküsünü Elif Şafak, senaryosunu Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu yazdı.

Sonu mutlu mu bitecek bu aşk hikayesinin?

Ben de bilmiyorum. Okuduğum bölümlerde Kıvanç Tatlıtuğ ile kavuşamayan iki aşık olarak görünüyoruz. Kim bilir, mutlu sonla bitebilir...

Menekşe karakteriyle Sedef Avcı arasında benzerlikler var mı?

Birçok yönden benzerlikler taşıyoruz aslında. Bana baskı yapan ve şiddet gösteren anne ve babam olmadı ama ben de Menekşe gibi sessiz, sakin, kendi halinde, masum, zaman zaman aşırı sinirlenen ve çekingen davranan biriyim. Menekşe ile hemen hemen aynı karakterde olduğumuz içinde onu canlandırırken çok fazla zorluk çekmiyorum açıkçası. Menekşe karakteri için özel olarak çalıştırıldığım için de onunla tamamen bütünleşmiş hissediyorum kendimi.

Bu yaz Gömeç’te çektiğiniz bir de filminiz var...

Devrim Dağçınar’ın yönettiği ‘Sacayağı’ filmini çektik. Benim ilk sinema filmimdi. Zeki Alaysa, Tarık Pabuççuoğlu gibi usta isimlerle birlikte oynadım.

Mankenlik kariyerinizden de bahsedelim mi?

1997 yılında Elite Model Look yarışmasında birinci olarak mankenliğe ilk adımı atmıştım. 2001 yılında da Miss Turkey Türkiye Güzellik Yarışması’nda ise ikinci seçilerek kraliçe tacı takmıştım. On yılın sonunda artık yolumu oyuncu olarak çizdim. Bundan sonraki kariyerimi oyunculuk üzerine yapacağım. Mankenliğe istesem de devam edemem çünkü neredeyse 24 saat boyunca setteyim.


Eşim, özleyince sete geliyor


Evliliğiniz nasıl gidiyor?

Son derece mutluyum. Eşimle düzenimizi kurduk ve uyumlu bir biçimde devam ediyoruz.

Yakında anne olma fikri var mı?

Daha 25 yaşındayım ve oyunculuk kariyerimin başındayım. Yazın çektiğim sinema filmi ve hemen arkasından bu dizi film zamanımın büyük bir bölümünün setlerde geçmesine neden oldu. Eşimle son zamanlarda pek sık görüşemiyoruz. Birbirimizi çok özlediğimiz zaman da setlere gelip o beni ziyaret ediyor.

alinti
Menekse ve Halil demiş kiSedef Avcı

Kollarım morardı saçlarım döküldü

"Menekşe ile Halil" dizisinin gözü yaşlı Menekşe’si Sedef Avcı, ilginç açıklamalarda bulundu. Genç oyuncu, "Üçüncü bölümdeki dayak sahnesinden sonra bana izin verdiler. Çünkü kollarım morardı. Saçlarımdan sürüklendiğim sahneden sonra da saçlarım döküldü" dedi.

Soluk kesen sahnelerin yer aldığı dizide Menekşe rolüyle izliyoruz Sedef Avcı'yı. Bize Menekşe'yi anlatır mısınız?

- Senaryoyu ilk okuduğumda beni çok etkiledi. Nisan-mayıs gibi okumuştum ilk olarak. Çok akıcı bir dille yazılmıştı ve her senaryoda karşınıza çıkan bir şey değildir bu. Alıp götürüyor gerçekten. Siz de görmüşsünüzdür, ilk bölümde soluğu kesildi izleyenlerin. Her dakika yeni bir şey oluyor. Bu da hem izleyiciyi hem de bizi etkiliyor. İlk bölümde istemediğim bir adamla evlendirildim. Bana tecavüz etti, babamdan dayak yedim, kendimi astım. Standart dizilerde üç dört bölümlük hikayeyi tek bölümde çektik.

Menekşe'ye odaklanırsak...

- Menekşe ailesinden çok baskı görmüş biri. Ailedeki tek dert ortağı ninesi. Annesi de güçlü bir kadın değil. Bir ağabeyi zaten hálá peşinde. O babasının ayağı gibi, kendini ispatlama çabasında. Bu yüzden kardeşini bile sadece bir asker arkadaşı hatırına öldürmeyi göze almış durumda. Diğer ağabey biraz daha Menekşe'nin tarafımda. Belki de o kurtaracak Menekşe'yi. Böyle bir ailenin içinde yetişmiş biri çok değişik bir aşk yaşıyor.

Dayak sahnesi, tecavüz ve iple intihar etme girişimi üç gün üst üste çekildi. Bu durum ağır gelmedi mi?

- Geldi aslında. Üçünü de üç gün üst üste çektik. Birkaç kere tekrarlandı o sahneler. Ben diziden önce koçumuzla birlikte çok çalıştım. Menekşe'yi içselleştirmiştim. Dolayısıyla çekimlerde başıma gelen her şey benim başıma da gelmiş gibi oluyordu. O yüzden izleyicileri bu kadar derinden etkiledi.

Menekşe'yle Sedef'in örtüşen yanları var mı?

- Genel olarak sadeliği ve masumluğu benzeşiyor. Yaşam tarzları çok farklı. Allah kimseye onun başına geleni vermesin. Üçüncü bölümdeki dayak sahnesinden sonra bana izin verdiler. Kollarım morardı. Her seferinde dayak yiyormuş gibi yapmak gerçekçi olmuyor. Saçlarımdan çekildiğim sahneden sonra eve gidip saçlarımı taradım ve saçlarım döküldü.

ŞÖHRET BENİ KORKUTMUYOR

Menekşe rolüne nasıl hazırlandınız?

- Senaryoyu ilk okuduğumda bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. İpek Bilgin Kıvanç ile büyük bir çalışma yaptık. İlk bölümde bir aşk var ve yeni bir aşk değil. Daha önceden var olan bir aşkı canlandırıyoruz. Oyuncuların birbirlerine ısınmaları için geçen süreci bu nedenle dizi çekimlerinden önceye aldık. Bu yüzden insanlar çok beğendi. Gerek karakter analizleri, gerek birbirimizi tanıma aşamaları derken bir sürü şeyi kolaylaştırdık. O duyguya girebildik. Rollerimizi içselleştirip izleyiciye sununca daha samimi ve gerçekçi olduk.

Bulunduğunuz ortam, ilişkiler, yaşananlar, evliliklerin adeta kabusu gibi. Endişeniz, korkularınız, "Ya yuvam yıkılırsa" sorgulamaları oluyor mu?

- Yuvamız konusunda hiçbir kaygım olmadı. O herkesin kendi bakış açısı. Ben 15 yaşımdan beri bir şekilde bu sektörün içindeyim. Ben ergenlik döneminden itibaren kendime zarar verecek hiçbir davranışta bulunmadım, kendimden eminim. Eşim de emin tabii. Bu biraz şöhrete ne kadar kapıldığınıza bağlı. Şöhret beni korkutmuyor!

"Menekşe ile Halil"e başlamadan önce "Sacayağı" adlı sinema filminde oynadınız. 29 Şubat'ta vizyona girecek olan "Sacayağı" nasıl bir film ve hangi rolü oynayacaksınız?

- "Sacayağı" Gömeç'te geçiyor. Sıcak bir kasabada geçiyor öykü. Kasabada yaşayan üç sıkı dostun ve ailelerinin başından geçen olayları anlatıyor. Zeki Alasya, Tarık Papuççuoğlu ve Hakan Boyav o üç karakter. Ben de Tarık Papuçcuoğlu'nun kızını oynadım. Hem ayakları üstünde duran, hem iki kardeşinin sorumluluklarını üstlenip onlara anne gibi davranan bir kızdı Kardem.

Özellikle oynamak istediğiniz bir rol ya da senaryo var mı?

- Şu an Menekşe rolü benim bütün hayatımı kaplamış durumda ve çok memnunum. Menekşe benim hayatımın rolü.

EŞİM BENİ KISKANMAZ

Dizide Kıvanç Tatlıtuğ ile oynuyorsunuz, gerçek hayatta ise Kıvanç Kasabalı ile evlisiniz. Eşinizin diziye bakışı, eleştirisi nasıl, kıskançlıklar oluyor mu?

- Kıskançlık bizde yok. O duygudan arınmış durumdayız. Diziyi çok beğeniyor. Ama çok yoğun tempolu bir dizi, gün kavramımız gitmiş durumda. İlk defa bugünümüz boş. Bazen o kadar yorgun geliyorum ki eve, "Bu kadar da kaptırma kendini" diyor. Ağlamaktan gözlerim şişmiş geliyorum eve bazen de. Gerçekçiliğini koruması için elimizden geleni yapıyoruz ve vücutlarımız iki üç kat daha fazla yoruluyor. O da gayet memnun ve takdir ediyor beni. Ama zaman zaman kızıyor Menekşe'ye Sedef'i bu kadar yorduğu için.

Bu arada ne zaman evlendiniz?

- 29 Temmuz 2005. Oyunculuğa başladıktan sonra.

Aşk evliliği mi?

- Evet, aşk evliliği. Aile baskısı yok (gülüyor). Aynı ajanstaydık. Yarışmada karşılaşmıştık. Miss Turkey 2001'e de katılmıştım. İki yarışma var hayatımda. 1997 yılında ilk yarışma ve 2001'deki eşimle tanıştığım yarışma...


alinti
Menekse ve Halil demiş kiŞÖHRET BENİ KORKUTMUYOR

Menekşe rolüne nasıl hazırlandınız?

- Senaryoyu ilk okuduğumda bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. İpek Bilgin Kıvanç ile büyük bir çalışma yaptık. İlk bölümde bir aşk var ve yeni bir aşk değil. Daha önceden var olan bir aşkı canlandırıyoruz. Oyuncuların birbirlerine ısınmaları için geçen süreci bu nedenle dizi çekimlerinden önceye aldık. Bu yüzden insanlar çok beğendi. Gerek karakter analizleri, gerek birbirimizi tanıma aşamaları derken bir sürü şeyi kolaylaştırdık. O duyguya girebildik. Rollerimizi içselleştirip izleyiciye sununca daha samimi ve gerçekçi olduk.

Bulunduğunuz ortam, ilişkiler, yaşananlar, evliliklerin adeta kabusu gibi. Endişeniz, korkularınız, "Ya yuvam yıkılırsa" sorgulamaları oluyor mu?

- Yuvamız konusunda hiçbir kaygım olmadı. O herkesin kendi bakış açısı. Ben 15 yaşımdan beri bir şekilde bu sektörün içindeyim. Ben ergenlik döneminden itibaren kendime zarar verecek hiçbir davranışta bulunmadım, kendimden eminim. Eşim de emin tabii. Bu biraz şöhrete ne kadar kapıldığınıza bağlı. Şöhret beni korkutmuyor!

"Menekşe ile Halil"e başlamadan önce "Sacayağı" adlı sinema filminde oynadınız. 29 Şubat'ta vizyona girecek olan "Sacayağı" nasıl bir film ve hangi rolü oynayacaksınız?

- "Sacayağı" Gömeç'te geçiyor. Sıcak bir kasabada geçiyor öykü. Kasabada yaşayan üç sıkı dostun ve ailelerinin başından geçen olayları anlatıyor. Zeki Alasya, Tarık Papuççuoğlu ve Hakan Boyav o üç karakter. Ben de Tarık Papuçcuoğlu'nun kızını oynadım. Hem ayakları üstünde duran, hem iki kardeşinin sorumluluklarını üstlenip onlara anne gibi davranan bir kızdı Kardem.

Özellikle oynamak istediğiniz bir rol ya da senaryo var mı?

- Şu an Menekşe rolü benim bütün hayatımı kaplamış durumda ve çok memnunum. Menekşe benim hayatımın rolü.

alinti
Menekse ve Halil demiş kiMENEKŞE GİBİ DAVRANILMASI HOŞUMA GİDİYOR...

>Çocuk yaşta bale eğitimi almaya başladınız.Aileniz büyüyünce sanatla uğraşacağınıza çoktan karar vermiş miydi?

*Ailem okul hayatından önce beni sanatsal faaliyetlerle tanıştırdığına göre bu alanda bir öngörüleri varmış sanıyorum.Ben okula başlamadan önce henüz 4 yaşındayken bale eğitimi almaya başlamıştım.8 sene baleyle uğraştım.Ancak daha sonra mecbutiyetten bırakmak zorunda kaldım.Annem bale yapmamı çok istiyordu.Fiziğimi de baleye çok yatkın buluyordu.Ama 8 yıl sonra gelişimim devam ettikçe ayaklarımın kemik yapısının bale için uygun olmadığı görüldü.Çok üzülerek bıraktım baleyi.Çok ağladım.O yıllardan beri balenin o büyülü havası,karakterime,oturuşuma,haraketlerime tarzıma, her şeyime çok yanşımıştır.

>Peki oyunculukla tanışmanız nasıl oldu?

*İçimde sanat aşkı kalmıştı ve spor benim için yeterli olmadı.Çalışma ekonomisi,endüstri ilişkileri okudum üniversitede ama yapmak istedğim şey aslında bu da değildi tabiki.Neyi çok seversen o alanda çok başarılı olursun diye düşünüyorum.Üniversiteye girdikten sonra reklam filmleri başladı.Aşağı yukarı 15 reklam filmi çektim üniversite yıllarında.Bu filmleri takiben dizi film teklifleri gelmeye başladı.

>Oyunculuktaki dönüm noktan Menekşe ile Halil mi oldu?

*Bugüne kadar içinde yer aldığım birçok proje benim için çok değerliydi.Ama menekşe karakteri beni daha çok insanın tanımasına yol açtı.Tabii ki bu dizide en az diğer projelerim kadar benim için değerli ve önemli.

>Konservatuarlı olmamanın zorluklarını yaşadın mı?

*Oyunculuk deneyimle çok hızlı gelişiyor,ama asla öğrenmenin sınırı yok.Dizi tatile girdiğinde özel hocalardan oyunculuk dersleri almaya başlayacağım.Atölye çalışmalarına katılacağım.Kendimi teknik anlamda da geliştirmek istiyorum.

....

Nurbanu GÜNEY Elbir
Kaynak:Akşam gazetesi spagetti eki..


alinti
Menekse ve Halil demiş kiMenekşe ile Halil gibi tutkulu aşklar artık yok


Röportaj: Sinem VURAL Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN

Sedef Avcı, daha podyuma adım bile atmadan "mankenim" diye dolaşmaya başlayanlara fena çattı.


"Menekşe ile Halil" dizisinin başrol oyuncusu Sedef Avcı, daha podyuma adım bile atmadan "mankenim" diye dolaşmaya başlayanlara fena çattı: "Günümüzde bir sürü kişi ortaya 'mankenim' diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, herhangi bir defilede karşılaşmadığım kişiler bunlar. İster istemez 'Sen modelsen biz ne yapıyoruz?' diye soruyorsun. İnsanları bu meslekten soğutuyorlar."

Elite Model Look yarışmasını kazanmadan önce nasıl biriydiniz? Nelerle ilgilenirdiniz?

- İlkokula gitmeden önce baleye başladım. Ailemin beni gönderdiği bir aktiviteydi. Gelişimde büyük etkisi oldu. Ortaokul döneminde de babam iç mimar olduğu için ben de iç mimar olmak istiyordum. O dönem Elite Model Look yarışmasına girmiştim ve birinci oldum. O dönem okuluma daha çok ağırlık verdim.

n Kariyerinizde iki tane güzellik yarışması olmasının nedeni nedir?

- Lise bittikten sonra Miss Turkey yarışmasına girdim. Çünkü Türkiye’de eğer sansasyonel bir hayatınız yoksa ve medya önünde değilseniz ne kadar iyi olursanız olun unutuluyorsunuz. Dolayısıyla o dönemde daha önceden yarışmayı kazansam dahi, işi yapmadığım için insanlar beni unuttu. O yüzden tekrar yarışmaya girdim. Yarışmaya girme nedenim kendimi hatırlatmaktı.

n Ailenizin seçtiğiniz mesleğe yaklaşımı nasıl oldu?

- Ailem her zaman destek oldu. Elite Model Look’u kazandığımda 15 yaşındaydım.

Tesadüfen oyuncu oldum

n Daha önce reklam filmlerinde de oynuyordunuz, dizi teklifi ilk nasıl geldi?

- Tesadüf oldu. "Böyle mi Olacaktı" dizisi bir akrabamın evinde çekiliyordu. Ben de onlara akraba ziyaretine gitmiştim ve evde set vardı. Orada beni görüp görüşmeye çağırdılar.

n ’Menekşe ile Halil’ dizisine nasıl seçildiniz?

- "Yanık Koza" dizisi bittikten sonra Mahşer-i Cümbüş ekibinden Dilek Çelebi’den ders aldım. 3-4 ay onlarla çalıştıktan sonra "Yaprak Dökümü"nde bir iki bölüm oynadım. O da tesadüftü. Çünkü "Yanık Koza"nın yönetmeni "Yaprak Dökümü"nün de yönetmeniydi. Oradaki Cem rolünü eşim (Kıvanç Kasabalı) oynadığı için sık sık sete gidip geliyordum. Cem’in kız kardeşi rolünü ben oynayayım dedim öylesine ve bir bölüm ben oynadım. Ondan sonra tekrar onlarla görüştüm ve şu anki "Menekşe ile Halil" dizisi oldu.

n Sokaktaki vatandaş diziden sonra size nasıl tepki veriyor?

- Bana acıyorlar. Sürekli şiddet gördüğüm için, "Yeter artık ağlama, söyle onlara dövmesinler seni, öldüreceğiz o Mustafa’yı" diyorlar. "Ne zaman Halil sana dokunacak, böyle aşk mı olur" diyorlar. Ama sonuçta dizinin sloganı, "Kavuşmak için ayrılmayı göze alır mısın" olduğu için daha çekilecek dertler.

n Siz böyle bir durumu göze alır mıydınız?

- Konuşmak kolay ama nihayetinde "Menekşe ile Halil"in aşkı çok uç bir aşk. Ben artık böyle bir aşk görmüyorum, siz görüyor musunuz? Keşke herkes öyle derin ve tutkulu yaşasa her şeyi. Öyle bir durumda ben de göze alırım, öyle hisseden herkes alır. Mutlu olacağına inanıyorsan alırsın.

n Setin yorucu olması gündelik hayatınıza nasıl etki ediyor?

- Eve ve kendime çok fazla zaman ayıramıyorum. Vakit buldukça dinleniyorum. Evcimen bir insanım. Eşimle vakit geçiririm, DVD izlerim. Çok kitap okurum. Arkadaşlarıma gidemiyorsam onlar bana gelsin, yemek yapayım. Bunlardan keyif alıyorum.

n Ekranda eşiniz sizi izlerken örneğin şiddet içeren sahnelerde nasıl tepki veriyor? İzleyebiliyor mu?

- Ne yapsın, izliyor. O sahneleri çektikten sonra eve gidince barut gibi oluyorum ve ona patlıyorum. O kadar yorgun oluyorum ki dokunsa ağlayacağım. "Böyle böyle oldu, dokunma bana çok sinirim bozuk" diyebiliyorum. O da, "Eve taşıma ama, dizi bu canım bu kadar inandırıcı olmasına gerek yok" diyor. İzlerken senaryoyu okuduğu için biliyor ama üzülüyor ne yapsın. "Ben burada senin saçını çeksem ciyak ciyak bağırırsın, orada hiç sesin çıkmıyor" deyip dalga geçiyor.

n Setlerdeki ilk izinlerde neler yapmayı seviyorsunuz?

- Beyoğlu’nu seviyoruz. Bu aralar çok kalabalık olduğu için çok çıkamıyoruz. Sahil kenarına gidip balık yiyoruz. Beden olarak ikimiz de çok yorgun olduğumuz için sakin şeyler yapmayı tercih ediyoruz. Kalabalıkta, yüksek seste bir şeyler yapmak daraltıyor. İki gün izin olduğu zaman Şile’ye ya da Ağva’ya gidiyoruz. İşimiz tabii ki ön planda ama arada kendimize de ödül vermezsek yaşamanın anlamı yok.

Film vizyonda

n 2008’e "Hayattan Korkma" filmiyle girdiniz...

Filmimiz 7 Mart’ta gösterime girdi. Film, diziden çok farklı. Televizyon ekranı büyüleyici ama sinema perdesi beni korkutuyor. Orada kaçarınız yok. Günahıyla sevabıyla oradasınız. Geçen yıl haziran ayında çekimler tamamlandı. Benim ilk sinema deneyimim ve karşımda Zeki Alasya, Tarık Pabuççuoğlu, Zeynep Eronat, Hakan Boyav gibi çok önemli isimler oynuyor. Zaten elin ayağın titriyor. Çocukken filmlerini izlediğin Zeki Alasya’yla oynarken nasıl heyecanlanmazsın ki... Film çekimleri de çok güzeldi. Onların anılarını da dinledim. Bu fırsat belki bir daha gelmezdi.

Onlar modelse biz neyiz

n Bir röportajınızda eşiniz de siz de Türkiye’de modelliğin öldürüldüğünü söylediniz...

- Bazı modellerin adını benim modellik yaptığım dönemdeki gibi çok az kişi bilir ama onlar Türkiye’nin en iyi modelleridir. Şimdi bir sürü kişi ortaya ’mankenim’ diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, bir defilede karşılaşmadığım insanlar bunlar. "Allah Allah, nerede yapıyorsun, nasıl yapıyorsun, biz niye görmüyoruz, sen modelsen biz ne yapıyoruz" diyorsun. Dolayısıyla insanları soğutuyorlar. Yine de büyük modacıların büyük defilelerinde fırsat buldukça yer almaya çalışıyorum.

n Mankenliği de ucuzlaştırdılar galiba...

- Gördüğünüz isimlerin zaten yüzde 90’ını iyi firmaların ya da modacıların defilelerinde göremezsiniz. Çünkü onlar da o kişilerle çalışmayı tercih etmezler. Durum böyle olunca "Manken yurtdışından gelsin, en azından sansasyonel bir durum yok, Avrupai de duruyor, onunla çalışalım" diyorlar.


Kaynak : Hürriyet Gazetesi
sedef_özlem demiş kiMenekşe'den daha güçlüyüm

[Resim: 4978214ks3.jpg]

Sedef Avcı ve Kıvanç Kasabalı, birbirine çok yakışan güzel bir çift. Çok güzel bir kadın ve yakışıklı bir erkek aşık olmuş, evlenmiş.

İdeal bir çift olmuşlar. Yedi senedir beraberler, üç buçuk yıl önce de evlenmişler. Manken, fotomodel ve oyuncu her ikisi de. Sedef Avcı, “Menekşe ile Halil” dizisinin yıldızı. Şu aralar çok izleniyor ve çok beğeniliyor. Kıvanç Tatlıtuğ ile uyumlu bir ikili oldular. İyi bir oyuncu olarak kariyerine devam etmek istiyor. Kıvanç Kasabalı’nın da önümüzdeki ay oyuncu olarak bir dizi projesi var.

HELLO!: Önce tanışma hikayenizi öğrenebilir miyiz?
Kıvanç Kasabalı: Temmuz’da evleneli üç buçuk sene olacak ama yedi sene önce tanıştık. Sedef, 2001’de Türkiye Güzellik Yarışması’na girmişti. Aynı ajansta olmamıza rağmen o zamana kadar tanışmamıştık. Yarışmada Sedef’in kavalyesiydim. Orada bakıştık o kadar, yarışma bittikten sonra başladı her şey. Yoğun bir programa girmiş Porto Rico’ya gidiyordu yarışma için. Ben de ona havaalanında sürpriz yaptım beraber gittik.
HELLO!: Sizi etkileyen ne oldu?
K. Kasabalı: Duruluğu ve sadeliği. Orada 20 tane kız vardı, ama o farklıydı. Sedef o dönem yoğun çalışmıyordu, okulu vardı, ajansta da hiç görmemiştim. Yedi yaş var aramızda ama benim üniversite de onunla aynı zamanda bitti. Askere gittim, döndüm, o yaz da evlendik.
Sedef Avcı: Karşılıklı o anki elektrik etkiledi. Daha önce de ben onu biliyordum, o beni bilmiyordu. O şekilde dikkatimi çekmemişti.
HELLO!: Aşk evliliği yaptınız tabi.
S. Avcı: Zaten o yaştayken aşk dışı evlilik düşünemezdim ama şimdi bakıyorum gerçekten mantıklı bir şey yapmışım. Doğru insanı bulduktan sonra onu kaybetmemek gerek çünkü böyle bir zamanda sana değer veren, seven ve saygı duyan birini bulmak gerçekten zor.
K. Kasabalı: Bizimki tam bir aşk evliliğiydi. Taşlar yerine oturdukça ne kadar doğru bir evlilik yaptığımızı daha net anlıyorum. Allah bozmasın, günümüzde yaşanan ilişki ve evlilikler gerçekten zor. Bunu etrafımızdan iyi analiz edebiliyoruz. O yüzden şanslı çiftlerdeniz.
HELLO!: Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
K. Kasabalı: İnsan hayat koşullarıyla paralel olarak planlamada da zorlanıyor. Yoğun bir tempodayken çocuk sahibi olalım diyemiyoruz. Bence Sedef için de benim için de öyle bir zaman gelecek ve o duyguyu içimizde hissedeceğiz.
S. Avcı: Birbirimize bile zor zaman ayırırken böyle bir sorumluluğun altına girmek bencilce olur. Kariyer açısından bir yere gelmek istiyorum ve ondan sonra çocuk düşünürüm gibi geliyor.
HELLO!: Mütevazı yaşamayı seven bir çiftsiniz.
K. Kasabalı: Böyle bir yaşam tarzımız var. Bundan ödün vereceğimizi düşünmüyorum. Bu, insan yapısıyla da alakalı. Aileden de gelen bir şey. Bunun yaptığınız işle alakası olduğunu düşünmüyorum.
S. Avcı: Biz hep böyleydik. İkimiz de böyle bir yapıya sahibiz.
HELLO!: İşinizde hanginiz daha kıdemli?
S. Avcı: Tam 10 senedir Gaye Sökmen ile beraber çalışıyorum. Üniversite döneminde ara vermiştim, yaklaşık altı senedir bu yoğun tempoya geldim. Kıvanç daha eski.
K. Kasabalı: Ben de 12 senedir Gaye Sökmen ile çalışıyorum. Artık bir aile gibi olduk. Sedef’e göre tabi daha kıdemliyim bu işlerde ama o, birlikteliğimizden bu yana benim kadar tecrübe kazandı. Bunda katkım olduğunu düşünüyorum.
HELLO!: Zaman zaman podyumda da buluşuyor musunuz?
S. Avcı: Diziden dolayı pek zamanım olmuyor, çok az defileye çıkıyorum. Eskisi kadar defile de yok.
K. Kasabalı: Sektör gerçekten öldü gibi. Özellikle erkekler için çoktan ölmüştü. Bazen güzel işlerde bir arada oluyoruz.
HELLO!: Birlikte dizi teklifi geliyor mu?
S. Avcı: Daha öyle bir teklif gelmedi. Yaprak Dökümü’nde iki bölüm beraber oynadık. Kıvanç orada oynarken ben de konuk oyuncu olarak kız kardeşini oynamıştım. Güzel bir anı oldu. Aynı projede olmayı pek tercih etmiyoruz, zor.
HELLO!: Menekşe’yi kendinize yakın hissediyor musunuz?
S. Avcı: Menekşe ile benzer yanlarımız ve ona kattığım şeyler var. Naifliği, kırılganlığı, hassas oluşu ortak yönlerimiz. Ama ben ondan daha güçlüyüm. Küçük yaştan beri kendi ayaklarımın üzerinde durduğum için güvenim kuvvetli. Menekşe de yavaş yavaş Halil sayesinde ayakları üzerinde durabilen biri olmaya başlayacak. Onu da güçlü, kendine güvenen biri olarak görmek istiyorum.
HELLO!: Halil ile olan ilişkisi için ne söylersiniz?
S. Avcı: Menekşe ile Halil’in ilişkisi gerçekten çok saf. Bu dönemde böyle bir ilişki bulmak çok zor. Bu kadar uzun süre birbirlerine zarar vermemek adına, dokunmadan yaşadıkları aşk insana dudak ısırtan cinsten. Sürekli engel çıksa da aşkları öyle kuvvetli ki hiç yılmıyorlar.
HELLO!: Kıvanç Tatlıtuğ ile kimyanız uyuştu mu?
S. Avcı: O elektriği yakalayamazsan inandırıcılığı da o kadar zor oluyor. Ortak dili konuştuğun zaman her şey çok rahat, eğlenceli oluyor. Şanslıyım, anlaşabildiğim bir partnerim var.
HELLO!: Geleceğe dair hedefleriniz neler?
S. Avcı: Oyunculuk alanında kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Bu işi çok seviyorum, yapmak istediğim çok şey var. Sinemada da yer almak istiyorum. İlk filmim Mart’ta vizyona girecek. Beyazperde çok farklı. İnsanı başka bir boyuta götürüyor. Ortak hedeflerimizde var tabi. Kendimize ait güzel bir ev almak istiyoruz. En yakın planımız bu. Bir de dünyayı gezmek.
HELLO!: Sevgililer Günü’nü kutlar mısınız?
S. Avcı: Hayırrr! Tamamen ticari buluyorum. Formaliteden hediye almak çok sıkıcı ve samimi değil. Sıradan bir günde gelen küçük bir sürpriz daha değerli bence.
K. Kasabalı: Sevgililer Günü’nün bizim için bir önemi yok. Ummadığı anda hediye almak karşındakini şaşırtıyor ve daha mutlu ediyor.
HELLO!: Kendinizle ilgili nasıl tespitleriniz var?
S. Avcı: Birbirimizi tasvir etsek daha güzel olur. Kıvanç çok sakin bir insan. Hiçbir işini aceleye getirmez. Ben daha tez canlıyımdır. Ona rağmen hiç geç kalmaz. Evden çıkacağımızda Kıvanç hep son dakika hazır olur. Kapıda hazır bekleyen hep ben olurum. Geç kaldığını görmedim ama beni bazen strese sokar. Onun dışında gayet uyumlu bir insandır. Muhabbeti çok eğlencelidir. İnsanı güldürür. Onunla zaman geçirmekten hiç sıkılmazsınız. Aşırı hırsları olan biri değildir. Sakin ve huzurlu bir yaşam onun için en önemli şeylerdir.
K. Kasabalı: Sedef de sakin bir yapıya sahip. Ama bazen panik olabiliyor. Ama onu bu konuda sakinleştirdim. İnsanlarla ilişkilerine önem verir. Kırılgan bir yapıya sahiptir. Kolay kolay kırılmaz ama biri gerçekten kırarsa onu silebilir. Güzel yemek yapar.
Sayfa: 1 2 3 4 5
Referans URL